Ne oldu

Enerji düşünce kuruluşu Ember, mevcut teknolojilerin elektriğin Türkiye’nin nihai enerji tüketiminin %85’ine kadarını karşılamasını mümkün kılabileceğini tahmin ediyor. Bu oran bugün %22 düzeyinde.

Rapor, son kullanım sektörlerinde önemli bir potansiyel bulunduğunu ortaya koyuyor. Buna göre binalardaki enerji talebinin tamamı, ulaşım talebinin %96’sı ve sanayi talebinin %58’i elektrikle karşılanabilir. Elektriğin mevcut payı binalarda yaklaşık %32, sanayide ise %30 iken ulaşımda %1’in altında kalıyor.

Konutlardaki ısı pompaları tek başına ülke genelindeki elektrifikasyon oranını 11 yüzde puan yükseltebilir. Analiz ayrıca elektrikli otomobillerin, bugün harcanan enerjinin üçte birinden daha azıyla eşdeğer hareketlilik sağlayabildiğini belirtiyor.

Rapora göre elektrifikasyondaki her bir yüzde puanlık yükseliş, ilave 5.7 milyon elektrikli otomobile veya 2.5 milyon hanenin fosil yakıtlı ısıtmadan ısı pompalarına geçmesine eşdeğer.

Neden önemli

Türkiye’nin %22’lik elektrifikasyon oranı, %23 olan küresel ve AB ortalamalarına yakın. Bu oran Orta Doğu’daki %20 ve Afrika’daki %12 ortalamasının üzerinde, ancak Asya’daki %28’in altında.

Türkiye’de sanayi, bina ve ulaşım işletmecileri açısından bulgular, bugün fosil yakıtlarla sağlanan enerji hizmetlerinin elektriğe aktarılması gerektiğine işaret ediyor. Rapor, bu dönüşümün ithal yakıtlara bağımlılığı azaltacağını ve enerji güvenliğini güçlendireceğini belirtiyor. Ayrıca yenilenebilir elektriğin nihai tüketicilere ulaştırılması için politika değişiklikleri ile altyapı yatırımlarının gerekli olduğunu vurguluyor.

Elektrik üretimi, son kullanımda elektrifikasyondan daha hızlı ilerledi. Son on yılda güneş ve rüzgârın Türkiye’nin elektrik üretimindeki payı %4.5’ten %22’ye yükseldi. Ancak elektrik talebi 1990’dan bu yana yedi kat arttı; bu artış büyük ölçüde fosil yakıtların ikamesinden değil, yeni talebin karşılanmasından kaynaklandı. Bu nedenle fosil yakıtlar 34 yıldır nihai enerji kullanımında %70 payını korudu.

Arka plan

Türkiye, COP31 ev sahipliği taahhütleri kapsamında 2035’e kadar %35 elektrifikasyon oranına ulaşmayı hedefliyor. Ember, bu hedefi analizinde belirlenen daha büyük teknik potansiyele yönelik önemli bir adım olarak görüyor.

Önceki 11 yılda elektrifikasyon yalnızca 1.3 yüzde puan arttı. 2035’te %35’e ulaşılması, gelecek 11 yılda yaklaşık on kat daha hızlı ilerleme gerektirecek. Rapor, mevcut eğilimlerin sürmesi hâlinde 2035 oranının %24 olacağını öngörüyor.

Sırada ne var

Türkiye’nin 2035 hedefi, kurulu rüzgâr ve güneş kapasitesini üç katına çıkarma planlarının yanı sıra tahmini 120 GW çatı üstü güneş potansiyeliyle destekleniyor. Ember, uygulamanın binalar, ulaşım ve sanayide elektrifikasyonu aynı anda ilerleten sektöre özgü yol haritalarına bağlı olacağını söylüyor.