Ne oldu

Küresel bir kuraklık çerçevesine ilişkin görüşmeler, Moğolistan’ın Ulan Batur kentinde düzenlenen BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı’nda çıkmaza girdi. ABD öncülüğündeki küçük bir taraf grubu, ister hukuken bağlayıcı ister gönüllü olsun, uluslararası bir kuraklık metnini kabul etmeyeceğini söyledi.

Temel anlaşmazlık, kuraklığın ağırlıklı olarak ulusal, ikili ve bölgesel eylemlerle mi, yoksa koordineli çok taraflı düzenlemeler yoluyla mı yönetilmesi gerektiği üzerine. Afrika Grubu, birbirinden kopuk girişimlerin uygulama açıklarını kapatamayacağını savundu. Sözleşmenin icra sekreter yardımcısı Andrea Meza Murillo, anlaşmazlığın çoğu tarafın benimsediği tutumu yansıtmadığını söyledi.

Müzakereciler üç seçeneği değerlendiriyor. Bunlardan biri, uluslararası bir araç geliştirmek üzere açık uçlu hükümetlerarası çalışma grubu oluşturacak. Bir diğeri ulusal tedbirlere odaklanacak ve kuraklık planı olmayan ülkeleri bunları benimsemeye teşvik edecek. Üçüncüsü ise mevcut hükümlerin uygulanmasını güçlendirecek, açıkları ve bunların nedenlerini belirleyecek.

Şili, vaka çalışmalarına dayalı gönüllü bir pilot mekanizma önerdi. Bu mekanizma, yeni bir mekanizma veya finansman gerekliliği oluşturmadan mevcut araçların kullanımını iyileştirmeyi ve uygulama açıklarını belirlemeyi hedefleyecek.

Neden önemli

Sonuç, ülkelerin kuraklığa hazırlık ve müdahaleye ilişkin raporlama için resmi bir süreç oluşturup oluşturmayacağını ve finansmanın daha öngörülebilir hâle gelip gelmeyeceğini belirleyebilir. Kaynak metin, kuraklığın 2022 ve 2023’te küresel olarak her dört kişiden birini etkilediğini ve koordineli bir müdahale üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor.

İklim ve arazi restorasyonu politikasını takip eden Avrupalı ve Türkiyeli kuruluşlar için müzakereler, şu aşamada yeni yükümlülüklerden ziyade belirsizlik yaratıyor. Avrupa Birliği ve Brezilya, yeni bir erteleme yerine COP17’de bir karar alınmasını desteklerken, ABD uluslararası bir çerçeve oluşturmaktansa mevcut araçların kullanılması gerektiğini savundu.

Ayrışma, hâlihazırda taahhüt edilen desteğe erişimle de ilgili. Kaynak metinde atıf yapılan delegelere göre, ülkeleri mevcut kaynaklarla buluşturan bir sistem olmadan finansman taahhütlerini eyleme dönüştürmek zor olabilir.

Arka plan

Aralık 2024’te Riyad’da düzenlenen COP16’da taraflar, bağlayıcı bir kuraklık protokolü mü yoksa gönüllü bir çerçeve mi izleneceği konusunda anlaşmaya varamadı ve kararı COP17’ye taşıdı. Riyad Küresel Kuraklık Dayanıklılığı Ortaklığı, $12 billion’ı aşan taahhütler sağladı.

ABD, sözleşmenin Kuraklık Araç Kutusu’nu ve Dünya Meteoroloji Örgütü’nün uluslararası kuraklık erken uyarı sistemini mevcut kaynaklar olarak gösterdi. Kaynak metin, ülkelerin yalnızca küçük bir bölümünün sözleşmenin araç kutusu modüllerini tamamladığını ve birçok ülkenin erken uyarı sistemine katılmadığını belirtiyor.

Sırada ne var

Heyetler, COP17’nin mevcut seçeneklerden birini kabul edip etmeyeceğine veya konuyu yeniden çözümsüz bırakıp bırakmayacağına karar vermeli. Kaynak metin, bazı tarafların COP17 sırasında bir karar aradığını, diğerlerinin ise yalnızca bir son tarihe yetişmek için anlaşmayı kabul etmeye karşı uyardığını bildiriyor.