Ne oldu
Alliance of Small Island States’in (AOSIS) baş iklim müzakerecisi Galumalemana Anne Rasmussen, COP31 sonucunun, ısınmayı 1.5°C ile sınırlandırmayı amaçlayan Paris Anlaşması hedefini korumasına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 zirvesi öncesinde konuşan Rasmussen, küçük ada devletlerinin daha hızlı iklim eylemine ve uyum finansmanına daha iyi erişime ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu ülkelerin deniz seviyesindeki yükselme, seller, kıyı erozyonu ve ekosistem tahribatıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Yıkıcı fırtınaların elektrik şebekelerine zarar verebildiğini ve hükümetleri yeniden inşa için borç almaya zorlayabildiğini de ekledi.
Rasmussen, iklim etkilerinin, kırılganlığın ve borcun küçük ada devletlerinde birbirini beslediğini söyledi. Birleşmiş Milletler Çevre Programı raporuna atıfta bulunarak uyum finansmanının %2’sinden daha azının bu devletlere ulaştığını da belirtti.
Neden önemli
Türkiye’nin COP31 ev sahibi olması, zirveyi emisyon azaltımları, uyum ve iklim finansmanı tartışmalarının odağına taşıyor. Rasmussen, büyük emisyon yayıcıları ile gelişmiş ülkelerin mevcut iklim taahhütlerini yerine getirmek için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.
İklim etkilerine karşı kırılgan ülkeler için temel konu, yalnızca finansmanın büyüklüğü değil, ulusal iklim planlarını ve yatırıma hazır projeleri destekleyecek zamanda erişilebilir olup olmadığıdır. Rasmussen, Kayıp ve Zarar Fonu’nun da yeterli kaynağa sahip olmadığını söyledi.
Açıklamalar, uluslararası iklim kararları ile iklim hasarı, uyum ihtiyacı ve borç yükünü yöneten ülkelerin katlandığı maliyetler arasındaki ilişkiye işaret ediyor. Metin, Türkiye veya AB’deki işletmeler için belirli yeni uyum gereklilikleri ortaya koymuyor.
Arka plan
Rasmussen, mevcut emisyonlarla iklim hedefleri arasındaki açığı azaltmak için gerekli adımları saptayan BM iklim sürecindeki ilk küresel durum değerlendirmesine değindi. İkinci durum değerlendirmesi için hazırlıklar devam ederken, bu çalışmanın yol haritasının uygulanması gerektiğini söyledi.
Şiddetli seller, kuraklıklar ve fırtınalar nedeniyle iklim değişikliğinin sağlık ve geçim kaynakları üzerinde şimdiden etkili olduğunu da belirtti. Rasmussen’in değerlendirmesine göre sorun çözüm bulunmaması değil, özellikle yüksek emisyonlu ülkeler olmak üzere hükümetlerin yetersiz uygulamasıdır.
Sırada ne var
AOSIS, önceki taahhütleri eyleme dönüştürecek COP31 kararları için çalışacak. Rasmussen, 2050’ye dek net sıfır emisyonlara varmak amacıyla fosil yakıtlardan hızlı ve hakkaniyetli biçimde uzaklaşılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması ve enerji verimliliğindeki küresel iyileşme hızının 2030’a kadar ikiye katlanması gerektiğini belirtti.
Rasmussen, küçük ada devletleri ile en az gelişmiş ülkeler için finansmana erişim konusunda somut bir çözümün Antalya zirvesi açısından önemli bir sınama olacağını söyledi.






