Ne oldu

Dağıtık yenilenebilir kaynaklar ve elektrifikasyon, elektrik sistemlerini daha karmaşık hale getirirken dijital teknolojiler enerji dönüşümüyle daha yakından ilişkilendiriliyor. Bu teknolojiler; üretim, şebekeler, piyasa bilgileri ve tüketim verilerinin koordinasyonunda rol oynuyor.

EkoIQ’ya göre, Kasımda Türkiye’de düzenlenmesi planlanan COP31 dijital altyapıya daha belirgin bir yer verebilir. Gündemde akıllı şebekeler, emisyon ölçümü, yapay zekâ destekli enerji yönetimi ve döngüsel ekonomi süreçlerinin dahil edilmesi gibi alanların bulunması bekleniyor.

Belirtilen teknolojiler arasında yapay zekâ, makine öğrenimi, nesnelerin interneti, geniş ölçekli veri analizi, dijital ikizler, gelişmiş şebeke yönetim araçları ve bulut sistemleri yer alıyor. Bunlar değişken yenilenebilir üretimin tahmin edilmesini, arızaların belirlenmesini, gerçek zamanlı dengelemeyi ve elektrikli araçlar ile batarya depolamanın bağlantısını destekleyebilir.

Neden önemli

Türkiye açısından dijitalleşme, yalnızca operasyonel bir iyileştirme değil, 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı sağlayacak bir araç olarak görülüyor. Şebeke yatırımlarının yenilenebilir kapasite, verimlilik artışları ve elektrifikasyonla birlikte ilerlemesi gerekiyor.

Elektrik dağıtımı, depolama, veri merkezleri ve enerji hizmetleri alanında faaliyet gösteren işletmeler; birlikte çalışabilir veri sistemleri, akıllı sayaçlar ve sensörlere yönelik taleple karşılaşabilir. Elektrik sistemine daha fazla bağlantılı cihaz ve dağıtık varlık katıldıkça, aynı dönüşüm siber risklere maruziyeti de artırıyor.

SHURA’nın 2022 değerlendirmesi, bu değişimin mümkün kıldığı yedi iş modeli grubunu belirledi: arz ve talep toplama, sanal enerji santralleri, eşler arası ticaret, hizmet olarak enerji, enerji hizmeti şirketleri, kullandıkça ödeme düzenlemeleri ve ortak topluluk mülkiyeti.

Arka plan

Dijital iklim eylemi uluslararası düzeyde giderek daha fazla ilgi görüyor. Green Digital Action girişimi COP28’de International Telecommunication Union bünyesinde başlatıldı ve Green Digital Action Declaration COP29’da kabul edildi. Bu girişimler, dijital sektör emisyonlarının düşürülmesini, erken uyarı kapasitesini ve veriye dayalı iklim çözümlerini ele alıyor.

Sırada ne var

Makale, Türkiye’nin enerji sistemi için şu öncelikleri belirliyor: şebekelerin modernleştirilmesi; akıllı şebeke ve mikro şebeke çözümlerinin yaygınlaştırılması; ortak veri formatlarının oluşturulması; ayrıca bağlantılı sayaçlar ve şebeke cihazları için güvenlik testleri, sertifikasyon ve asgari standartların getirilmesi.

Makale ayrıca enerji verilerinin ülke içinde güvenli şekilde depolanması ve işlenmesi gerektiğini; veri merkezi planlamasında yenilenebilir enerjiye yakınlık, batarya depolama ve esnek talebin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Veri merkezi yatırımları için önerilen 2030 perspektifi, bataryaların şebekeye frekans desteği sağlayıp sağlayamayacağının değerlendirilmesini de içeriyor.