Ne oldu

İklim Haber'e göre, Eurostat verilerine dayandırılan 2025 rakamlarında kömür AB'deki elektriğin 9.2%'sini üretti. Yayın, bunun kaydedilen en düşük pay olduğunu belirtiyor.

Haberde, Avrupa hükümetlerinin elektrik üretiminde taşkömürü ve linyite bağımlılığı artırdığı yönündeki sosyal medya iddialarına karşı çıkılıyor. Kömürün 1990'da AB elektriğinin üçte birinden fazlasını sağladığı, oranın 2000'de 30%'a indiği ve ardından uzun vadeli düşüşünü sürdürdüğü ifade ediliyor. İklim Haber ayrıca, küresel kömürlü elektrik üretiminin 2025'te 0.6% düştüğünü bildiriyor.

Neden önemli

Bildirilen sonuç, yakıt arz güvenliğine ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde enerji ve karbonsuzlaşma planlaması için bir veri noktası sunuyor. İklim Haber, bu kaygıları Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı, AB ile Rusya arasındaki petrol ve doğal gaz ticaretini etkileyen kısıtlamalar ve Hürmüz Boğazı'yla ilgili gerilimlerle ilişkilendiriyor.

Bu baskılara rağmen yayın, AB'nin açıklanmış emisyon hedeflerinin ertelendiğine veya zayıflatıldığına dair herhangi bir duyuru tespit etmediğini belirtiyor. Elektrik sektörü karar alıcıları için bir sonraki adım, tedarik, üretim ve dönüşüm varsayımlarını ulusal kömürden çıkış takvimleri ve bloğun emisyon eğilimiyle karşılaştırmak olacaktır.

Hedefler ve ulusal taahhütler

İklim Haber, AB'nin 2050 net sıfır hedefinin geçerliliğini koruduğunu belirtiyor. Ayrıca, emisyonların 2030'a kadar en az 55% ve 2040'a kadar 90% azaltılması hedeflerine de yer veriyor.

Haberde Birleşik Krallık, İrlanda, İsveç, Portekiz, Belçika ve Avusturya, kömüre dayalı elektrik üretimini sonlandıran ülkeler arasında sayılıyor. Fransa, İspanya ve Yunanistan'ın 2030'dan önce kömürden çıkmayı taahhüt ettiği belirtiliyor. Yayına göre Almanya, İtalya, Çekya, Romanya ve Bulgaristan ise kömür kullanımını en geç 2040'ta sonlandırma planlarını açıkladı.

İzlenecek gelişmeler

Öne çıkan dönüm noktaları, 2030 öncesi için planlanan ulusal taahhütler ile haberde belirtilen daha sonraki 2040 çıkış tarihleri. Avrupa elektrik piyasasına maruz işletmeler, politika ve piyasa gelişmelerinin bu takvimlerle ve AB'nin 2030, 2040 ve 2050 hedefleriyle uyumlu kalıp kalmadığını izleyebilir.