Ne oldu
Delegeler Antalya, Türkiye'deki COP31'e hazırlanırken, Fauna & Flora'nın iklim değişikliği ve dayanıklılıktan sorumlu kıdemli teknik uzmanı Annamaria Lehoczky, iklim ve biyoçeşitlilik eyleminin birlikte tasarlanması gerektiğini savundu.
Gerekçesinin merkezinde kıyı ekosistemleri yer alıyor. Deniz çayırları su koşullarını iyileştirir, deniz türlerine yaşam alanı sağlar ve dalga kuvvetini, erozyonu ve tortu hareketini sınırlamaya yardımcı olur. Makaleye göre deniz çayırları karbonu yağmur ormanlarından 35 kat daha hızlı yakalar ve metrekare başına sekiz kilogram karbon depolar. Mangrovlar tropikal bölgelerde benzer faydalar sağlayabilir.
Lehoczky, insan kaynaklı baskılar ve iklim değişikliği nedeniyle deniz çayırlarının zarar görmesinin depolanmış karbonu açığa çıkarabileceği, kıyı korumasını zayıflatabileceği ve yavru balıkları daha fazla riske maruz bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Bunu doğrudan, kuraklık, yangınlar, su kıtlığı, Akdeniz sularının ısınması ve yükselen denizlerin ekosistemleri, toplulukları ve ekonomik faaliyeti etkilediği Türkiye ile ilişkilendiriyor.
Neden önemli
Türkiye'nin kıyı ekonomisi açısından bu yaklaşım, ticari balık stokları, balıkçılıkla geçinenlerin yaşamları ve daha güçlü fırtınalara ve deniz seviyesinin yükselmesine maruz kalan topluluklar bakımından önem taşıyor. Daha sıcak Akdeniz sularında aslan balıklarının yayılması, yerel türler ve balıkçılık üzerindeki baskılardan biri olarak gösteriliyor.
Makalede, iki uluslararası gündemi birbiriyle rekabet eden talepler olarak ele almak yerine, iklim, biyoçeşitlilik ve insanlar açısından fayda sağlayan önlemlerin yatırımlarda önceliklendirilmesi gerektiği savunuluyor. Bu yaklaşımın aynı finansmanın iki kez sayılmasını önlemesi gerektiği belirtiliyor.
Dayanıklılık yatırımı planlayan işletmeler ve kamu kurumları için pratik sonuç, ekosistem korumasının kıyıları ve denizle geçinen kesimleri desteklerken iklim önlemlerini tamamlayıp tamamlayamayacağını değerlendirmektir.
Arka plan
Ülkeler, Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında 2030'a kadar doğanın korunması ve restorasyonu için tüm kaynaklardan yılda en az $200bn harekete geçirmeyi taahhüt etti. Ermenistan'daki COP17, biyoçeşitlilik ile iklim değişikliği ve kendi sözleşmeleri arasındaki bağları ele alan iki metni kabul etti.
Lehoczky, Kenya'nın Blue Carbon Ecosystems NDC Implementation & Investment Plan for 2025–2035 belgesini bütüncül planlamaya örnek olarak gösteriyor. Plan, iklim ve biyoçeşitlilik taahhütlerini birbirine bağlıyor ve mangrovlar ile deniz çayırlarını Kenya'nın iklim katkısının parçaları olarak tanımlıyor.
Sırada ne var
COP31 delegelerinin iklim taahhütlerinin nasıl uygulanabileceğini ve finanse edilebileceğini değerlendirmesi bekleniyor. Ülkelerden ayrıca Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılarını ve Ulusal Biyoçeşitlilik Stratejileri ve Eylem Planlarını güncellemeleri istendi. Biyoçeşitlilik finansmanını harekete geçirme hedefi 2030 için belirlenirken, Kenya'nın mavi karbon planı 2035'e kadar sürüyor.






