Ne oldu

Muğla’nın Milas ilçesindeki Bargilya, diğer adıyla Metruk Tuzla, sulak alanı ve kuş cennetinde yürütülen kazı ve dolgu faaliyetleri Wildlife Action Group’un itirazlarına yol açtı.

Grup, kamyonların birkaç hafta önce bölgeye moloz ve toprak getirdiğini söyledi. Malzemenin bir set oluşturmak için kullanıldığını ve setin arkasında ek dolgu yapıldığını belirtti.

Gruba göre müdahale, Dörttepe köyü muhtarının başvurusu üzerine General Directorate of Nature Conservation and National Parks tarafından 20 Şubat 2025’te verilen olumlu görüşe dayanıyordu.

Grup, çalışmaların bildirilmesinin ardından Muğla çevre müdürlüğü ekipleri ile Milas ilçe jandarmasının alana gittiğini söyledi. Faaliyetin durdurulduğunu, kamyonlar ve iş makinelerinin bölgeden ayrıldığını bildirdi.

Grup ayrıca, Muğla Provincial Directorate of Environment and Urbanisation tarafından 3 Eylül 2026’da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu konusunda bilgilendirildiğini söyledi.

Neden önemli

Gruba göre alan, ulusal öneme sahip sulak alan statüsüne sahip ve Presidential Decision No. 4167 kapsamında kesin korunacak hassas alan olarak belirlendi. Bu nedenle bildirilen faaliyet, çevre korumasının daha sıkı olduğu bir alandaki çalışmaları kapsıyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, dökümün korunan alana zarar verdiğini, faaliyetin durdurulduğunu ve ilgili şirket hakkında idari işlem yapıldığını bildirdiği aktarıldı. Belediye ayrıca sulak alan ve korunan alandaki izinsiz kazı ve dolgu faaliyetinin ilgili makamlara bildirildiğini söyledi.

Grup, sulak alan içinde 359 konutluk bir proje için olumlu çevresel etki değerlendirmesi kararı verildiğini söyledi. Ayrıca, daha önce mahkemelere taşınan projelerin yeni çevresel değerlendirme süreçleri yoluyla yeniden gündeme getirildiğini iddia etti.

Sırada ne var

Wildlife Action Group, Muğla çevre müdürlüğü ve Milas Belediyesinden setin ve dolgunun kaldırılmasını istedi. Çevre müdürlüğünün kaldırma işlemi için girişimde bulunulacağını ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılacağını belirttiğini söyledi.

Grup, malzeme kaldırılmaz ve hukuki süreçler tamamlanmazsa konuyu yeniden mahkemeye taşıyacağını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar ve Bern sözleşmeleri kapsamındaki uluslararası inceleme mekanizmalarına başvuracağını söyledi.